Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Serhat Akpınar, milletvekillerinin kamu adına soru sorması, bilgi ve belge talep etmesi ile Meclis denetim mekanizmalarını işletmesinin demokratik denetimin ve halka karşı sorumluluğun gereği olduğunu belirtti.
Yazılı açıklama yapan Akpınar, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı'nın bu yöndeki girişimleri “arkadan vurmak” olarak nitelendirmesine karşı çıktı.
Akpınar, “Bir milletvekilinin soru sorması, Meclis denetim mekanizmalarını işletmesi ve kamu adına hesap sorması ‘arkadan vurmak’ değildir. Tam aksine halkımızdan aldığımız yetkinin ve taşıdığımız anayasal sorumluluğun gereğidir.” dedi.
Kendisinin de milletvekili olarak kamuoyunun yanıt beklediği soruları yönelttiğini, bilgi ve belge talep ettiğini belirten Akpınar, olayın tüm yönleriyle araştırılması ve varsa idari, teknik veya hukuki sorumlulukların bağımsız şekilde ortaya çıkarılması gerektiğini kaydetti.
“Kusurun ve hukuki sorumluluğun tespiti bağımsız soruşturma ve yargı makamlarının, siyasi ve idari sorumluluğun kamuoyu önünde sorgulanması ise Cumhuriyet Meclisinin ve milletvekillerinin görevidir.” ifadelerini kullanan Akpınar, Arıklı'nın Meclis kürsüsünden DP'yi kendisini “arkadan vurmakla” suçlayan açıklamalarını kabul etmediklerini belirtti.
DP'nin bugüne kadar Arıklı'yı veya herhangi bir kişiyi peşinen suçlu ilan eden bir yaklaşım içinde olmadığını vurgulayan Akpınar, partinin herhangi bir siyasi senaryo veya komplonun tarafı olmadığını söyledi.
“Demokrat Parti herhangi bir komplonun tarafı değildir”
Akpınar, Arıklı'nın Başbakan tarafından başlatılan görevden alma sürecini kendi siyasi tabanına anlatabilmek amacıyla önce Ulusal Birlik Partisi ve farklı çevreleri, ardından Demokrat Parti'yi hedef gösterdiğini savundu.
Demokrat Parti'nin söz konusu kararın sahibi olmadığını kaydeden Akpınar, Arıklı'ya karşı kurulduğu öne sürülen herhangi bir siyasi senaryonun veya komplonun da tarafı olmadıklarını ifade etti.
Akpınar, “Yaşanan süreci ‘dün UBP ve Rum çevrelerinin komplosu, bugün ise DP'nin arkadan vurması’ şeklinde sunmak, gerçek sorulara cevap vermek yerine yeni siyasi hasımlar üretmek isteği anlamına gelir.” dedi.
Arıklı'yı DP'yi “düşmanlaştıran” ve “mağduriyet algısı oluşturan” siyasi söylemden uzaklaşmaya çağıran Akpınar, başka deniz kazalarının örnek gösterilmesinin veya geçmişte yaşananların anlatılmasının bugün yanıt bekleyen soruları ortadan kaldırmayacağını belirtti.
“Başka faciaların yaşanması sorumlulukları hafifletmez”
“Başka ülkelerde veya geçmişte benzer faciaların yaşanmış olması, kamu yöneticilerinin kendi sorumluluk alanlarındaki görev ve yükümlülüklerini hafifletmez.” diyen Akpınar, belirli alanlarda yeterli yasal düzenleme bulunmadığının söylenmesinin de tek başına savunma olamayacağını ifade etti.
Mevzuat eksikliği, denetim boşluğu veya yetki belirsizliği bulunması halinde bunların tespit edilmesi, gerekli yasal düzenlemelerin hazırlanması, denetim mekanizmalarının kurulması ve güvenli ulaşımın sağlanmasının ilgili bakanlığın ve siyasi sorumluluğu taşıyan makamın görevi olduğunu kaydetti.
Akpınar, geminin sefer ve yolcu taşıma izinlerinin hangi belge ve denetimler esas alınarak verildiğinin, teknik yeterlilik, kapasite, mürettebat ehliyeti ve emniyet koşullarının hangi makamlar tarafından incelendiğinin açıklanmasını istedi.
Mevzuatın yetersiz olması halinde eksikliklerin görev süresi içerisinde neden giderilmediğinin de yanıtlanması gerektiğini belirten Akpınar, denetim yetkisinin başka kurumlarda bulunması durumunda bakanlığın gözetim, koordinasyon ve mevzuat geliştirme sorumluluğunu nasıl yerine getirdiğinin açıklanmasını talep etti.
Akpınar, Arıklı'dan kamuoyu ve Meclis tarafından yöneltilen sorulara açık, somut ve belgeli yanıtlar vermesini beklediklerini belirterek, DP'yi hedef göstermekten ve mağduriyet siyaseti üzerinden tabanını konsolide etmeye çalışmaktan uzaklaşması çağrısında bulundu.
DP olarak soru sormaya, bilgi istemeye ve halk adına denetim görevlerini yerine getirmeye devam edeceklerini kaydetti.