Cyprus Mail gazetesi, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı eleştiren bir görüş yazısı yayımladı.
Gazetenin değerlendirmesinde, yaklaşık 20 yıllık diplomasi geçmişine sahip Hristodulidis’in konuşmasında uzlaşıya yönelik bir diplomatik yaklaşım sergilemediği ve kullanılan ifadelerin müzakerelerin yeniden başlamasına katkı sağlamaktan uzak olduğu savunuldu.
Erdoğan’a yönelik ifadeler eleştirildi
Cyprus Mail, Hristodulidis’in konuşmasında bir yandan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Birleşmiş Milletler çerçevesinde müzakerelerin yeniden başlamasına destek verme çağrısında bulunduğunu, diğer yandan ise Erdoğan’ı “ikiyüzlülük” ve “çifte standart”la suçladığını hatırlattı.
Gazete, bu iki yaklaşımın birbiriyle çeliştiği görüşünü dile getirerek, Hristodulidis’in kullandığı sert ifadelerin Erdoğan’ın müzakerelerin yeniden başlamasına destek verme ihtimalini daha da azaltabileceğini savundu.
Hristodulidis, 23 Eylül’deki BM Genel Kurulu konuşmasında Erdoğan’ın uluslararası hukuk ve egemenlik konusundaki söylemlerini eleştirerek bunları “ikiyüzlülüğün en üst biçimi” olarak nitelendirmiş, ardından Kıbrıs sorununda müzakerelere başlanması çağrısı yapmıştı.
Kiprianu dönemine benzetildi
Cyprus Mail’in görüş yazısında Hristodulidis’in konuşması, eski Rum lider Spiros Kiprianu’nun 1970’li ve 1980’li yıllarda BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmalara benzetildi.
Gazete, konuşmanın çatışmacı ve iç kamuoyuna yönelik bir üslup taşıdığı değerlendirmesinde bulunarak, bunun Kiprianu’nun 1982 yılındaki BM konuşmasının yeniden yazılmış bir versiyonu izlenimi verdiğini ileri sürdü.
Yazıda, 1974 sonrasındaki dönemde Kıbrıs Rum toplumunda yaşanan acıların henüz çok taze olduğu ve bu nedenle dönemin siyasi liderlerinin daha sert bir söylem kullandıkları belirtilirken, bu tür konuşmaların somut siyasi sonuç üretmediği görüşü dile getirildi.
“Konuşmalar iç kamuoyuna yönelik” değerlendirmesi
Gazete, ilerleyen yıllarda Rum liderlerin BM Genel Kurulu konuşmalarında daha az çatışmacı bir dil kullanmaya başladıklarını belirtti.
Bununla birlikte Cyprus Mail, Rum liderlerin her yıl BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaların esas hedef kitlesinin diğer ülkelerin hükümetlerinden çok Güney Kıbrıs’taki kamuoyu olduğu görüşünü savundu.
Gazeteye göre, bu konuşmalarda Türkiye’ye yönelik sert söylemlerin kullanılmasının temel amaçlarından biri, iç kamuoyunda “ulusal çıkarların savunulduğu” algısını güçlendirmek.
Yazıda ayrıca diğer ülkelerin Kıbrıs sorununa ilişkin görüşlerinin büyük ölçüde önceden şekillendiği ve bir BM Genel Kurulu konuşmasının bu tutumları değiştirmesinin beklenmediği değerlendirmesinde bulunuldu.
“Rum Yönetimi’ne ne kazandırdı?”
Cyprus Mail, Hristodulidis’in Erdoğan’ı uluslararası hukuk konusunda çifte standart uygulamakla suçlamasının Güney Kıbrıs’a ne gibi somut bir siyasi fayda sağladığını sorguladı.
Gazete, Hristodulidis’in müzakerelerin yeniden başlamasını öncelikli hedeflerinden biri olarak gösterdiğine dikkat çekerek, aynı konuşmada Türkiye Cumhurbaşkanı’na yönelik sert suçlamalarda bulunmasının bu hedefle uyumlu olmadığı görüşünü dile getirdi.
Yazıda, Türkiye’nin Kıbrıs müzakerelerindeki rolüne işaret edilerek, müzakerelerin yeniden başlaması istenirken Ankara’ya yönelik bu kadar sert bir dil kullanılmasının diplomatik açıdan sorgulanabilir olduğu savunuldu.
Cyprus Mail, Hristodulidis’in diplomasi geçmişine rağmen BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının müzakere kapılarını açmaktan çok kapatabilecek bir nitelik taşıdığı değerlendirmesiyle yazısını tamamladı.





