Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Rum lideri Nikos Hristodilidis’in bugün yaptığı kışkırtıcı, haddini aşan ve köhne Rum ve Yunan zihniyetini yansıtan açıklamalarını şiddetle kınadığını” bildirdi.

Yapılan yazılı açıklamada, Hristodilidis’in, 25 Mart 1821’in yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada “Yunan kardeşlerimizin özgürlüklerini kazanmak için verdiği mücadele yöntemlerinden yararlanmalı; bu mücadelenin öğretilerine dayanarak, vatanımızın kurtuluşu ve yeniden birleşmesi için kendi çabamıza devam etmeliyiz,” dediğine dikkat çekildi.

“Bilindiği üzere, Yunanlıların 1821 Mora İsyanı sırasında Mora’da yaşayan Türkler soykırım olarak adlandırılabilecek katliamlara maruz kalmış, açlık ve sefalete mahkum edilmişti” denilen açıklamada isyan sırasında Türklerin sadece öldürülmekle kalmadığı, mal varlıkları ve vakıflarının yağmalandığı, dini ve kültürel izlerinin yok edildiği hatırlatıldı.

Açıklama şu ifadelerle devam etti:

“Hristodilidis, Kıbrıs Rumlarının Yunanlılardan aldıkları destekle 1963-1974 yılları arasında benzer yöntemlerle yok edemedikleri Kıbrıs Türklerine yönelik aynı mücadeleyi vermek hayalini kurmaktadır. Kıbrıs Rum liderliğinin tarihten ders almadığı anlaşılmaktadır. Hristodilidis’e bir an önce bu provokatif zihniyetini terk etmesini tavsiye eder, aksi takdirde sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını hatırlatırız.

Rum lider Hristodilidis’in bugün yaptığı diğer bir açıklamada ise Kıbrıs’taki Egemen İngiliz Üsleri ile ilgili konuda Kıbrıs Türklerinin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne döndükten, Türkiye’nin ise sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni tanıdıktan sonra söz hakkı olabileceğini öne sürmüştür.

Hristodilidis’in sözünü ettiği sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” silah zoruyla oluşturulan bir Rum devletidir ve ne Kıbrıs Türklerinin bu devlete yamanması, ne de Anavatan Türkiye’nin bu devleti tanıması sözkonusudur. Kendini aşan ve hadsizlikte sınır tanımayan Rum lideri bu eylem ve söylemlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz. Rum liderliği bu köhne hayallerden uyanmalıdır. Kıbrıs meselesi Türk milletinin milli davasıdır ve bu mücadele Kıbrıs Türk halkının haklarının teslim edilmesine kadar kararlılıkla devam edecektir. Geçmişte Kıbrıs Türk halkı üzerinde hegemonya kurmak emellerine ulaşamayan ve gelecekte de ulaşamayacak olan Rum liderliğinin yapması gereken Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine saygı göstermektir. Kıbrıs Rum liderliğinin aklıselimle hareket etmesini temenni ediyoruz.”