Haberler

Erman Yaylalı: Tam mesai tartışması samimi değil, gündem saptırılıyor

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Ekonomik Kalkınma ve Yerel İş Gücü Politikalarından Sorumlu MYK Üyesi Erman Yaylalı, Kanal T’de, Okan Veli Şafaklı’nın hazırlayıp sunduğu programa konuk oldu. Yaylalı, kamu sağlık sistemi, çalışma yaşamı, eşel mobil, asgari ücret ve iş gücü politikalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

“Doktorlar da diğer kamu görevlileri gibi yasaya tabidir”

Kamu sağlık çalışanlarının diğer kamu görevlilerinden farklı bir yasal statüye sahip olmadığını vurgulayan Yaylalı, mesai saatlerinin yasayla belirlendiğini ifade etti.

Yaylalı, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in de hekimlik geçmişi olduğunu hatırlatarak, sistemin nasıl işlediğinin bakan dahil ilgili herkes tarafından çok iyi bilinildiğini söyledi.

“Üç yıl boyunca yapılmayan şey, görevden giderken yapılamaz”

Hükümetin “tam mesai” tartışmasını samimi bulmadığını dile getiren Yaylalı, bu düzenlemenin görevin sonuna gelinirken gündeme getirilmesini eleştirdi. Yasaların uzun yıllardır ihlal edildiğini, ilgili bakanın da bu ihlallere bizzat katıldığını ve bunun bir teamül haline getirildiğini söyleyen Yaylalı, asıl sorunun bugüne kadar bu yanlışlara göz yumulması ve yasal olarak gereken düzenlemelerin yapılmaması olduğunu ifade etti.

Yaylalı, mevcut girişimin bir çözüm değil, siyasi bir restleşmenin ürünü olduğunu ve gündemi saptırmaya yönelik olduğunu ifade etti.

TUS, ihtisas ve üniversiteler uyarısı

Programda, tıpta uzmanlık eğitimiyle ilgili girişimlere de değinen Yaylalı, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) sisteminin dolaylı yollarla delinmeye çalışıldığını, ihtisas alanlarının keyfi biçimde değiştirilmeye çalışılmasının toplum sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi. Yaylalı, bu adımların kabul edilemez olduğunu vurguladı.

“Sorun mesai değil, altyapı ve kadro eksikliğidir”

Doktorların “tam mesai çalışmayız” gibi bir taleplerinin olmadığını belirten Yaylalı, asıl sorunun doktor sayısının yetersizliği, hastanelerin kapasite eksikliği ve artan nüfusa karşılık sağlık altyapısının yetersiz kalması olduğunu dile getirdi.

Acil servislerde yaşanan yoğunluğun bunun bir sonucu olduğunu ifade eden Yaylalı, sağlık çalışanlarıyla masaya oturulmadan, sorunlar konuşulmadan alınacak kararların doğru olmayacağını kaydetti.

“Sağlık hizmeti işyerine girip çıkarken imza atılması dayatmasıyla yürütülemez”

Yaylalı, doktorlara diğer kamu görevlileri gibi yalnızca giriş-çıkış üzerinden yaklaşılmasının yanlış olduğunu söyledi. Mesai sonrası acil bir vakada çağrılan doktorun sistem nedeniyle gelmeme noktasına itilmesinin, insan hayatını riske atacağını belirten Yaylalı, bu yaklaşımın mesleğin niteliğini ve onurunu zedelediğini ifade etti.

Kamu yönetimi, liyakat ve danışmanlık eleştirisi

Kamu yönetiminde liyakat sisteminin çöktüğünü savunan Yaylalı, müsteşar ve müdür düzeyindeki uygulamaları eleştirdi. Görevden alınan üst düzey yöneticilerin, geldikleri görevlere geri dönmeleri gerektiğini belirten Yaylalı, danışmanlık adı altında “bankamatik personel” yaratılmasına karşı olduklarını söyledi.

Geçici işçi uygulamalarının da kamu yapısını zayıflattığını ifade eden Yaylalı, sınavsız ve mülakatsız istihdamın kamuya zarar verdiğini kaydetti.

Eşel mobil, asgari ücret ve gelir dağılımı

Eşel mobil sisteminin amacının maaşların alım gücünü korumak olduğunu belirten Yaylalı, esas sorunun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu söyledi. Alt ve üst gelir grupları arasındaki farkın insani sınırların çok üzerinde olduğunu vurguladı.

Asgari ücret uygulamaları ve devletin sağladığı 2 bin TL katkıya da değinen Yaylalı, bu uygulamanın fon amacına aykırı olduğunu ve sistemi bozduğunu ifade etti.

İş gücü politikaları ve erken seçim çağrısı

Yaylalı, KKTC’de yapısal işsizlik bulunduğunu, gençlerin iş gücü piyasasına kazandırılması için planlı politikalar gerektiğini söyledi. Yabancı iş gücüyle ilgili ciddi bir rant düzeni oluştuğunu savunan Yaylalı, üçüncü ülke iş gücü girişlerinin durdurulması çağrısı yaptı.

Programın sonunda hükümetin ülkeyi yönetemez hale geldiğini savunan Yaylalı, erken seçim çağrısında bulundu.