Tüm Avrupa’da olduğu gibi Fransa’da da aşırı sağın yerel seçimlerden önde çıkacağı tahmin ediliyordu. Fransızların çoğunluğu sağ partilere oy verse de, bu oran sandığa yansımadı. Fransa saati ile 20’de kapanan sandıkların açılmasına yeni başlandı ancak sayısal olarak belediye başkanlıkları ve belediye meclislerinde konvansiyonel solun önde olduğu bildiriliyor.

Toulon örneğinde olduğu gibi, kimi aşırı sağ kaleleri olarak tanınan belediyelerden konvansiyonel sağ partilere kayış izleniyor.

Aşırı sol parti LFI (St-Denis ve Roubaix’de) ve komünistler (Tempon-Reunion) sürpriz başarılar elde ettiler ve genelde oylarını biraz artırarak belki de seçimin diğer şaşırtıcı sonucu oldular. Ancak ülke genelinde LFI’nin başarısından söz etmek imkansız.

LFI ile birleşemeyeceklerini söylemelerine rağmen, ikinci turda LFI ile yakınlaşan Tulle veya Brest örneği gibi, aşırı sol ile birleşen şehirler kaybettiler ve bu şehirler sağa kaydı.

Paris, Marsilya ve Lyon gibi en büyük 3 şehri alan sol, yerel seçimlerden galip çıktı.

Akşamın en büyük yenilgisi, Sarkozy ve Macron korumasındaki Kültür Bakanı Rachida Dati’nin Paris’te uğradığı bozgun oldu.

Halkın mesajı açık: Aşırıları istemiyoruz

Sabah 8’de başlayıp, en son başkent Paris’te akşam 20’de kapanan sandıklara ikinci turda vatandaşlar daha yoğun gittiler. Katılım, kesinleşmeyen sayılara göre yüzde 48’i aştı. 2020’ye göre artış görülse de kimi bölgelerde hala oldukça düşük. Seçmenler, ülkede demokrasinin tıkandığının ve bıkkınlığın göstergesi olarak ilk turda, Covid hariç, sandığa gitmeme rekoru kırmışlardı.

Aşırı sağ (RN) yükselişini sürdürse de büyük şehirlerde sınırlı kaldı.

En kritik seçim olan başkent Paris’te solun adayı Emmanuel Grégoire yüzde 50,5 ile şimdilik önde ve belediyeyi koruma yönünde görülüyor. Sağın adayı Rachida Dati güçlü bir çıkış yapsa da yeterli olmadı. Paris’te sol kaleyi korudu ama ciddi şekilde zayıfladı diyebiliriz. Ancak sağın geri dönüş sinyali çok net.

Sağ açılım yapmak zorunda

Konvansiyonel sağ kanatın beklenen başarıyı gösterememesini nasıl yorumlamak gerekir? Bu olumsuz bir gelişme çünkü aşırı sağın normalleşmesini yansıtıyor. Rachida Dati'nin Paris'teki yenilgisi bu durumu yalnızca teyit edecektir.

Geleneksel Sağ, çok fazla parti olduğundan ve her yerde birleşmediklerinden beklenen sonucu elde edemedi. Hepsi seçim sonrası “birleşince kazanıyoruz” mesajı verdiler.

Dikkat çeken; net olarak sağın, seçim sonrası söylemindeki ani değişiklik: Açılım için artık aşırı sağdan değil, ortanın solu ve cumhuriyetçi sola açılımdan söz etmeye başladılar.

Seçim sonrası konuşan eski başbakan, bakanlar ve sağın çeşitli parti liderlerinin, söz birliği etmişçesine, “birleşmezsek kaybederiz” derken, konvansiyonel sağ ile konvansiyonel solun birleşmesinden söz etmeleri bir ilk ve dikkat çekici. Halkın mesajını anlayan siyasiler, “aşırıları reddedelim” diyor.

Aşırı sağ paylama yapmadı ama alan kazandı

Ulusal Birlik (RN) ilk turda, elinde tuttuğu şehirlerin yanı sıra yeni şehirler kazandı. Beklendiği kadar olmasa da, aşırı sağ tarafından yönetilecek şehirlerin sayısı, bir önceki seçimlere göre yükseldi. Belediye başkanlarının yanı sıra, belediye meclisindeki üye sayılarını da artırdı. RN adayları yanında, RN ile uyumla çalışacak pek çok bağımsız aşırı sağcı da var. 2027’de RN başkan adayının güveneceği yerel ağın kapsamını ortaya koyuyor.

Sessiz ve derinden, aşırı sağ bu seçimin büyük kazananı oldu. Fransa'nın altıncı büyük şehri Nice'te, geçmişte LR (Cumhuriyetçiler) üyesi ve şimdi UDR (Demokratlar ve Bağımsızlar Birliği) etiketi ile seçime giren Eric Ciotti'nin zaferi bu gerçeği gayet net gösteriyor.

Paris

En son rahatsız eden işaret ise Emmanuel Macron'un, Paris Belediyesi için, himayesindeki Kültür Bakanı Rachida Dati'yi desteklemek için, aşırı sağcıları başkentteki yarıştan çekilmeye ikna etmek amacıyla şahsen müdahale ettiği şüphesi oldu. Elysee Sarayı bunu reddediyor ancak seçimin sonucuna bağlı olarak, bu suçlama Emmanuel Macron için yıkıcı olabilir.

İkinci tura kıl payı kalan aşırı sağ aday Sarah Knafo ve sağ çekilince, Dati kaldı ama aşırı sağa oy vermek istemeyenler sosyaliste yönelebilir çünkü Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Dati'ye kesin hayır dedi. Dati'nin projelerini, ahlakını, değerlerini reddedenler de çok… Sürpriz olabilir.. De facto aşırı sağın adayı oldu Dati…

Sol kaleleri tutuyor ama kızgın

Sol ve merkez sol genel olarak büyük şehirlerde direndi ve birçok yerde önde. En önemlisi 3 büyük şehri kaybetmedi: Paris, Lyon ve Marsilya.

Sol kanat; son yıllardaki bölünmüş imajına sadık kaldı. Bu yüzden de ikinci tur ittifaklarında uyum yakalayamadı. Ancak paradoksal olarak, genel anlamda yerel seçimlerden daha güçlü çıktı. Bir tarafta Sosyalistler ve Yeşiller, diğer tarafta ise LFI (Boyun Eğmeyen Fransa) arasında avantaj klasik solda. Bu görece galibiyet, solu Mélenchon kompleksinden kurtarabilecek mi, önümüzdeki aylarda göreceğiz.

“Sorumsuzsunuz!”

Paris'te seçmenler, Dati tehdidi karşısında sol kanattaki bölünmüşlüğü kınıyor. Fransa'nın en büyük şehri olan ve LFI ile Sosyalistlerin sağcıları yenmek için iki tur oylama arasında anlaşmaya varamadığı başkentte, endişe artıyor, öfke kaynıyor. Doğu Paris'teki seçmenler, Rachida Dati tehdidi karşısında bu “sol kanattaki kavgayı” anlamakta zorlanıyor.

Boyun Eğmeyen Fransa (LFI)

Saint-Denis'te zafer kazandı, Toulouse, Roubaix ve hatta Limoges gibi sağın kalelerini devirir gibi oldu…LFI, gerçek ama dengesiz bir atılım gerçekleştirdi. Ve çok yakında, LFI'nin seçilmişleri, hareketlerine oldukça yabancı olan uzlaşmacı belediye kültürüyle tanışmak zorunda kalacaklar.

Bally Bagayoko, Saint-Denis'de ilk turda zafer elde etti. Önemli bazı belediyeleri de aldılar 2. Turda…
Milletvekili David Guiraud'un Roubaix'te kazanması bekleniyor.

Boyun Eğmeyen Fransa, beklenenden daha iyi performans gösterdi, ancak yine de zaferden uzak kaldı. Bu durum özellikle banliyölerde geçerliydi.

Ancak LFI, 2022 cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 2024 yasama seçimlerinde rekor sonuçlar elde ettiği bazı şehirler de dahil olmak üzere gerilemeler de kaydetti. LFI lideri Mélenchon ve Manuel Bompard, ilk kez bu yerel seçime gerçekten önem verdiler. Sıfırdan başlayan hareketinin bir atılım yapması kaçınılmazdı. Önemli bir gelişmeydi, ancak yerleşik düzeni alt üst etmedi, hele ki belediye yönetimi konusunda solun güç dengesini hiç değiştirmedi.

Macron’un en zor yılı olacak

Sona eren belediye seçimleri, Emmanuel Macron'un Elysee Sarayı'ndan ayrılmasına bir yıl kala, iki dönemlik başkanlığının halk tarafından başarısız bulunmasının kanıtı olarak yorumlanıyor.

Macron döneminde aşırı sağ zemin kazandı. Elbette tek başına sorumlu tutulamaz, hatta meclisi feshetmesi aşırı sağa set çekmek içindi ancak geç kalınmış bir girişimdi. İlk dönemindeki devletin en değerli milli servetlerinin aşırı özelleştirmeleri, cesur ekonomi ve sosyal kararlardan kaçınması, siyasi apolitikliği, aşırı sağın hızla girdiği bir boşluk yarattı.


“Fransa’daki yerel seçimlerin ikinci turu öncesinde gelen ilk veriler, bazı bölgelerde sonuçların netleşmeye başladığını gösteriyor. Yeni Kaledonya’da bağımsızlık karşıtı blok açık bir zafer kazanarak başkent Nouméa dahil tüm büyük merkezlerde üstünlüğünü pekiştirdi. Réunion’da ise mevcut belediye başkanının yeniden seçilmesi bekleniyor.

Ülke genelinde katılım artış gösterse de özellikle yoksul mahallelerde düşük kalırken, birçok şehirde seçmen davranışının parçalı ve isteksiz olduğu dikkat çekiyor. Bordeaux ve Lille gibi kentlerde ittifaklar tartışma yaratırken, Nîmes ve Toulon gibi yerlerde aşırı sağın yükselişi seçimlerin en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.”

Yeni Kaledonya: Bağımsızlık karşıtları açık şekilde kazandı. Büyük Okyanus'un güneybatısında yer alan, Fransa'ya bağlı bir bölge olarak özel bir statü ile kendine özgü bölge konumunda olan Fransa Denizaşırı Bölgeler Topluluğu üyesi bölge Yeni Kaledonya’da bağımsızlık yanlıları taleplerinden şimdilik vazgeçtiler.

Başkent Nouméa’da, mevcut belediye başkanı %61,99 ile yeniden seçildi. Adanın tüm büyük şehirlerinde, bağımsızlık karşıtları hakimiyetlerini korudu. Venezuela ve Küba gibi ülkelerde olanlar yani uluslararası konjonktür, adalıların Fransa ile kalmak yanlısı görüşlerini pekiştirdi.

Réunion Adası: Saint-Pierre’de mevcut belediye başkanının %55’in üzerinde bir oranla yeniden seçilmesi bekleniyor.

Montpellier: Katılım, özellikle yoksul mahallelerde çok düşük oldu. Havanın fırtınalı oluşu, ilgisizlik, gençlerde “geleceğe inançsızlık” hissi başlıca sebepler. Delafosse yüzde 50 ile kazandı.

Lille: Genelde sola oy veren Lille’de, sol seçmen bölündü: Çevreciler ile sosyalistlerin ittifakı “isteksiz oy” kullanımı olarak yorumlanıyor. Zoraki ittifaklar seçmeni rahatsız ediyor.

Bordeaux: Sağ, merkez sağa kayış sinyali veriyor. Çevreci belediye başkanına eleştirilerin başında; park yerlerinin kaldırılması ile kiralara müdahale geliyor. Orta sınıf seçmen, merkez sağ adaya yöneliyor

Nîmes: Aşırı sağ (RN), ilk turda çok az farkla öndeydi. Sol listeler birleştiğinden 2. Turda kazandılar. (çok başa baş ve kritik şehir) Nîmes’te siyasi şiddet yaşandı ve yaralanan aktivistler oldu.

Toulouse: Katılım arttı ama siyasi güvensizlik yüksek; propaganda ve manipülasyon tartışmaları var. Yasa dışı propaganda tartışması seçime damga vurdu.

Nice: Seçimden çok, Güneyin önemli şehrinde kişisel rekabet (Estrosi vs Ciotti) öne çıktı. “Siyasi değil, ego savaşı” olarak nitelenmeli.

Toulon: RN kaybetti. Sembolik olarak önemli bir şehir. İlk turda LFI çıkışı ile en şaşırtan il olmuştu. 2. Turda sağ koalisyon adayı Massi seçimden galip çıktı.

Clermont-Ferrand: 1915'ten bu yana solda olan madenci şehri ilk kez sağa geçti. Aşırı sağa değil ama konvansiyonel sağ “Ufuklar” kazandı.

Oignies: : “Değişim” ve “istikrar” savaşı… Aşırı sağ RN güçlü ama seçmen ikiye bölünmüş durumda.

Kaynak: Gazete Oksijen