Gençlik Federasyonu Merkez Konseyi, alçak orman arazilerinin devri ve kiralanmasına yönelik yasa değişikliğine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, düzenlemenin çevresel olduğu kadar siyasal, hukuksal ve yönetişim boyutlarıyla da ciddi kaygılar yarattığını belirtti.

Gençlik Federasyonu Merkez Konseyi adına Mali Sekreter Yasemin Yıldız tarafından yapılan açıklamada, düzenlemenin başlangıçta “eğitim amaçlı kullanım” gerekçesiyle gündeme getirildiği, ancak süreç içerisinde “stratejik” ve “kalkınma odaklı” söylemlerle desteklenmesinin kamuoyunda belirsizlik yarattığı ifade edildi.

Açıklamada, “Stratejik kavramının açık ve denetlenebilir biçimde tanımlanmaması, söz konusu alanların yalnızca eğitim faaliyetleriyle sınırlı kalmayabilecek farklı kullanım biçimlerine konu olabileceği yönünde güçlü bir intiba yaratmaktadır. Bu durum kamuoyunda belirsizlik ve güvensizliği artırmakta, ‘Koruma mı, kullanım mı?’ sorusunu daha da yakıcı hâle getirmektedir” denildi.

Federasyon, yasa metninde yer alan “eğitim amaçlı her türlü kullanım” ibaresinin uygulamada geniş ve sınırları belirsiz bir yetki alanı doğurabileceğini belirterek, bu tür muğlak ifadelerin idarenin takdir yetkisini genişletme riski taşıdığına dikkat çekti.

Açıklamada, düzenlemenin orman arazilerinin kullanım amacının zamanla genişletilmesine, eğitim gerekçesiyle başlayan projelerin ticari yatırımlara dönüşmesine, doğal alanların geri dönüşü mümkün olmayan biçimde parçalanmasına ve kamu mülkiyetindeki ekolojik varlıkların fiilen özel kullanıma açılmasına zemin hazırlayabileceği kaydedildi.

“Oy birliğiyle kabul edilmesi sürecin yeterince tartışılmadığını gösteriyor.”

Gençlik Federasyonu, düzenlemenin ilk aşamada oy birliğiyle kabul edilmesine de dikkat çekerek, çevre politikalarının yeterince tartışılmadan ele alındığını savundu.

Açıklamada, “Bugün gelinen noktada ana muhalefetin düzenlemeye sonradan karşı çıkması önemli olmakla birlikte, sürecin ilk aşamalarında ortaya konan ortak iradenin de sorgulanması gereklidir. Bu durum, çevre gibi geri dönüşü olmayan alanlarda karar alma süreçlerinin yeterli bilimsel analiz, kamusal tartışma ve şeffaflık mekanizmalarından yoksun biçimde ilerlediğini göstermektedir” ifadelerine yer verildi.

*“Stratejik ve kalkınma söylemleri belirsizlik yaratıyor.”*

Gençlik Federasyonu, iktidar tarafından kullanılan “stratejik” ve “kalkınma” söylemlerinin doğa politikalarında muğlaklık yarattığını belirterek, bu yaklaşımın uzun vadede çevresel tahribat ve yönetişim krizine yol açabileceği uyarısında bulundu.

Açıklamada, iklim krizinin etkilerinin giderek ağırlaştığı bir dönemde orman ekosistemlerinin parçalanmasına yol açabilecek düzenlemelerin sürdürülebilirlik ilkesinden sapma anlamına geldiği ifade edildi.

Federasyon ayrıca, yargı süreçleri devam eden bir alanda yasa değişikliği yapılmasının hukukun üstünlüğü ve demokratik yönetişim ilkeleri açısından tartışmalı olduğunu kaydetti.

“Kamu yararı muğlak ifadelerle korunamaz.”

Gençlik Federasyonu, doğal varlıklarla ilgili düzenlemelerde niyet değil metin ve uygulamanın belirleyici olduğunu vurgulayarak, “Kamu yararı, muğlak ifadelerle değil; açık, denetlenebilir ve hesap verebilir düzenlemelerle korunur” değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamada, “Eğitim gerekçesiyle açılan bir alanın kontrolsüz yapılaşmaya dönüşmeyeceğine dair güçlü hukuki güvenceler sunulmadığı sürece toplumun bu sürece güven duyması mümkün değildir” denildi.

Gençlik Federasyonu, alçak orman arazilerinin devri ve kiralanmasına yönelik yasa değişikliğinin yeniden değerlendirilmesini, sürecin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını ve doğa politikalarının bilimsel veriler temelinde ele alınmasını talep etti.

Federasyon açıklamasında, “Doğa politikalarında netlik, şeffaflık ve kamu yararı vazgeçilmezdir. Doğayı korumak bir tercih değil, gelecek nesillere karşı yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür” ifadelerine yer verildi.