Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, ABD’nin Güney Kıbrıs’ın savunma, güvenlik ve istihbarat alanındaki en yakın ortaklarından biri olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde “sınırsız imkanlar” bulunduğunu söyledi.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Kıbrıs’ın savunma ve güvenlik alanındaki en önemli ortağı olduğunu söyledi.
Fileleftheros’un haberine göre Hristodulidis, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için bulunduğu New York’ta ABD merkezli Breitbart News’e röportaj verdi.
Hristodulidis röportajda Güney Kıbrıs-ABD ilişkileri, Kıbrıs sorunu, enerji, savunma ve güvenlik iş birliği ile Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Röportajın pazar günü yayımlandığı ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından Truth Social hesabından yeniden paylaşıldığı belirtildi.
Trump’ın müzakere yaklaşımına da değinen Hristodulidis, pozisyonunu bilen kişilerin onunla en zorlu konuları konuşarak çözüm arayabileceğini ve bunun müzakere süreçlerinde Trump’a avantaj sağladığını ifade etti.
Kıbrıs sorununa ilişkin açıklamalar
Hristodulidis, Kıbrıs sorununda çözümün önündeki “en büyük engelin” Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumu olduğunu iddia etti.
Yunanistan, İsrail, Mısır, Ürdün, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan ve ABD dahil bölgedeki birçok ülkenin Kıbrıs sorununda iş birliği yaptığını ileri süren Hristodulidis, Türkiye’nin ise bu iş birliğinin dışında kaldığını savundu.
ABD’nin yeni Lefkoşa Büyükelçisi John Breslow’dan da söz eden Hristodulidis, Breslow’un iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönünde uzun yıllardır çalıştığını ve Güney Kıbrıs’ın ABD’ye hiçbir dönemde bugünkü kadar yakın olmadığını söyledi.
Hristodulidis, ABD’nin savunma, güvenlik ve istihbarat alanlarında Güney Kıbrıs’ın en yakın müttefiki konumunda olduğunu ifade etti.
Enerji iş birliğine vurgu
ABD şirketlerinin Güney Kıbrıs’taki yatırımlarının arttığını belirten Hristodulidis, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi açısından “sınırsız imkanlar” bulunduğunu kaydetti.
Hristodulidis, yakınlaşmanın önemli unsurlarından birinin enerji alanındaki ortak çıkarlar olduğunu belirterek Chevron ve ExxonMobil’in Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi”nde faaliyet gösterdiğini hatırlattı.
Doğu Akdeniz’deki doğal gaz kaynaklarının Avrupa’nın enerji güvenliği açısından önem taşıdığını söyleyen Hristodulidis, Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel enerji arzını etkilemesi nedeniyle bölgenin alternatif enerji kaynağı olarak öneminin arttığını ifade etti.
Savunma ve yatırımlar
Hristodulidis, ABD ile Güney Kıbrıs arasındaki iş birliğinin Hristiyan azınlıkların korunması, ticaret, enerji, ekonomi, savunma ve güvenlik gibi birçok alana yayıldığını söyledi.
Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru Projesi’ne de değinen Hristodulidis, projede ilerleme sağlanmasını umduğunu belirtti.
Geçen yıl Mısır’da düzenlenen Gazze barış zirvesi sırasında Trump ile görüştüğünü hatırlatan Hristodulidis, yakın zamanda Beyaz Saray’ı ziyaret etmeyi umduğunu ifade etti.
ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunu kaldırmasının savunma ilişkilerindeki önemli gelişmelerden biri olduğunu belirten Hristodulidis, söz konusu düzenlemenin yıllık yerine beş yıllık dönemlerle yenilenmesini beklediklerini söyledi.
Hristodulidis ayrıca, ABD şirketlerinin Güney Kıbrıs’a yönelik yatırımlarının savunmanın yanı sıra diğer sektörlerde de tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştığını savundu.
Amerikan şirketlerinin Güney Kıbrıs’a yatırım yapmasının yalnızca yaklaşık 1 milyon nüfuslu bir pazara erişim anlamına gelmediğini belirten Hristodulidis, bunun aynı zamanda Avrupa pazarına ve daha geniş Orta Doğu coğrafyasına ulaşım imkanı sunduğunu ifade etti.





