Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, kurumda atıl durumda bulunan hurdaların açık artırma yöntemiyle satışına ilişkin sürecin şeffaf şekilde yürütüldüğünü savunarak, basında yer alan iddiaları yargıya taşıyacaklarını açıkladı.
Uzun, Kıb-Tek Genel Müdürü Dalman Aydın ile Yönetim Kurulu üyeleri Yalçın Koçyiğit, Ercan Turhan ve Barış Tilki’nin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında Yenidüzen Gazetesi’nde yayımlanan habere yanıt verdi.
Son dönemde Kıb-Tek üzerinde bazı “oyunlar oynandığını” ileri süren Uzun, seçimler yaklaştıkça kuruma yönelik saldırılar beklediklerini söyledi ve Yenidüzen’de yayımlanan habere ilişkin eleştirilerde bulundu.
Yaralanan Kıb-Tek çalışanına geçmiş olsun mesajı
Uzun, konuşmasının başında önceki gün meydana gelen iş kazasında yaralanan Kıb-Tek çalışanı Arif Özkıraç’a geçmiş olsun dileklerini iletti.
Özkıraç’ın tedavi sürecinde ve sonrasında yanında olacaklarını belirten Uzun, kazanın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla teknik kişilerden oluşan bir ekibin inceleme başlattığını söyledi. İnceleme sonucunda hazırlanacak raporun kamuoyuyla paylaşılacağını kaydetti.
Atıl hurdalar açık artırmaya çıkarıldı
Kıb-Tek’te atıl durumda bulunan hurdaların değerlendirilmesi amacıyla yaklaşık iki buçuk ay önce çalışma başlattıklarını anlatan Uzun, teknik ekiplerin hem sahada hem de dairede çalışma yürüttüğünü belirtti.
Uzun, ilk açık artırmanın Kıb-Tek’ten müdür muavinleri, teknik personel ve hukukçunun yer aldığı altı kişilik ekip ile Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nden bir gözlemcinin katılımıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
İlk açık artırma kararının 6 Temmuz’da alındığını belirten Uzun, duyuruların 9 Temmuz’da yazılı ve görsel basında yayımlandığını, rekabeti artırmak amacıyla 14 Temmuz’da yeniden duyuru yapıldığını ve sonuçların 16 Temmuz’da kamuoyuyla paylaşıldığını kaydetti.
Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda birim fiyat araştırması yapılarak taban fiyat belirlendiğini de ifade etti.
İlk açık artırmada 300 bin TL'lik teminata el konuldu
Uzun’un verdiği bilgiye göre ilk açık artırmaya dokuz firma başvurdu. İki firmanın elenmesinin ardından yedi firmanın katıldığı açık artırmada en yüksek teklifi Omeryan firması verdi.
Kazanan firmanın ihale tutanağını imzaladığını ancak beş iş günü içerisinde sözleşme imzalaması gerekirken fiyatların yüksek olduğu gerekçesiyle şikâyette bulunduğunu belirten Uzun, Yönetim Kurulu’nun pazarlığa izin vermediğini ve sürenin dolmasının ardından firmanın 300 bin TL’lik teminatına el konulduğunu söyledi.
Uzun, firmanın mahkemeye başvurmak istediğini ancak ara emir talebinin kabul edilmediğini de kaydetti.
İkinci açık artırmada karar henüz verilmedi
Eylül ayında ikinci kez açık artırma kararı aldıklarını belirten Uzun, duyuruların yine yazılı ve görsel basında yapıldığını söyledi.
İkinci açık artırmaya beş firmanın katıldığını, iki firmanın teminat şartlarını yerine getirememesi nedeniyle elendiğini ve açık artırmanın üç firma arasında gerçekleştirildiğini aktardı.
İkinci açık artırmada verilen fiyatların ilk açık artırmaya kıyasla daha düşük olduğunu belirten Uzun, bunun Yönetim Kurulu’nda endişe yarattığını ve hukuk görüşü istendiğini söyledi. Konunun bu hafta Yönetim Kurulu’nda değerlendirileceğini kaydetti.
İlk açık artırmada en yüksek fiyatı veren ancak daha sonra şikâyette bulunan firmanın ikinci açık artırmaya katılımının engellendiğini belirten Uzun, bu kararın firmanın sergilediğini öne sürdüğü tutum nedeniyle alındığını ifade etti.
Uzun, ikinci açık artırmanın ilk kaleminde Batukan Auto’nun, diğer kalemlerde ise Asbuzu adlı firmanın en yüksek teklifleri verdiğini ancak Yönetim Kurulu’nun henüz nihai karar almadığını açıkladı.
“Herhangi bir firma kayırılmadı”
Süreçte herhangi bir firmanın dışlanmasının veya kayırılmasının söz konusu olmadığını savunan Uzun, şartnamelerin herkese açık olduğunu söyledi.
İhalelerin basına açık gerçekleştirildiğini, ikinci açık artırmada ayrıca görüntülü kayıt yapıldığını belirten Uzun, Yenidüzen Gazetesi’nin kendileriyle iletişime geçtiğini ancak verdikleri resmi açıklamaların haberde doğru şekilde aktarılmadığını ileri sürdü.
Gazetenin amacının “siyasi rakiplere zarar vermek” olduğunu iddia eden Uzun, konuyla ilgili yasal süreç başlatacaklarını açıkladı.
Uzun, Kıb-Tek’in görev yaptığı beşinci kurum olduğunu ve daha önce kendisi hakkında benzer iddiaların gündeme gelmediğini belirterek, göreve geldiği günden bu yana kendisine yönelik “kirletme politikaları” yürütüldüğünü savundu.
Toplu İş Sözleşmesi açıklaması
Toplu İş Sözleşmesi konusunda da açıklama yapan Uzun, herhangi bir mağduriyet yaşanmadığını söyledi.
Yeni sözleşme imzalanıncaya kadar mevcut Toplu İş Sözleşmesi’nin yürürlükte kalmaya devam ettiğini kaydetti.
Turhan: “İhale süreci şeffaftı”
Kıb-Tek Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Turhan da basın toplantısında yaptığı konuşmada, ihale sürecinin şeffaf şekilde ve Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nin öncülüğünde yürütüldüğünü söyledi.
Konuyla ilgili haberleri “çirkin ve yakışıksız” olarak nitelendiren Turhan, bazı milletvekillerinin söz konusu haberi gerçekmiş gibi paylaşmasını eleştirdi ve basın etiğine vurgu yaptı.





