Adliye Koridoru

Lefkoşa'da bıçaklı saldırgana 6 yıl hapis cezası

(Kamalı Haber)- Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde ağır yaralama, vahim zarar, darp, yaralama,
kanunsuz bıçak taşıma suçlarından yargılanan Ahmet Şadi Akdönül 6 yıl hapse mahkum edildi. Füsun
Cemaller’in başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Gülay Uğur’dan oluşan
mahkeme heyetinin verdiği kararı Yargıç Barkın okudu.
Yargıç, sanığın 3 Ocak 2024 tarihinde Gemikonağı’nda evden çıkarmak istedikleri gerekçesiyle kavga
ettiği Orhan Eraslan’ı sırtından bir kez, İdris Oral’ı göğüs bölgesinden iki kez, sırtından bir kez ve
muhtelif yerlerine 3 kez bıçakladığını söyledi. Sanığın ola tarihinde 16 yaşında olduğunu, Mersin’den
ailesiyle birlikte çalışmak için ülkeye geldiğini belirten yargıç, işe girdikleri yerine lojmanında kalmaya
başladıklarını belirtti. Yargıç, sanığın babasının, annesinin ve kendisinin işe gitmemesi üzerine
işverenle telefonda tartıştıklarını, iş verenin de onları lojmandan çıkarmaya karar verdiğini kaydetti.
Yargıç, İdris Oral, Hasan Oral ve Orhan Eraslan’ın lojmana giderek, çıkmalarını istemesi üzerine kavga
çıktığını, evin önünde çıkan kavga esnasında sanığın üzerinde sakladığı bıçakla yaralama fiilini
gerçekleştirdiğini kaydetti.
Yargıç, sanığın tutuklandıktan sonra ifadesinde ailesini korumak için bu suçu işlediğini, annesini yerde
görünce dayanamadığını söylediğini, olay yerini net olarak gösteren kamera görüntülerinde sanığın
annesinin kavga esnasında yere düştüğünün görüldüğünü kaydetti. Yargıç, olayın ardından sanığın
işverenine başkasını suç işlemeye tahrik ve teşvik, sanığın babasını arayıp, küfür ettiği için elektronik
haberleşme yasasına aykırı hareket suçlarından dosya tazmin edildiğini kaydetti. Yargıç, sanığın
ailesine giderek, evden çıkmalarını söyleyen 3 kişi hakkında da kavga suçundan dosya tazmin
edildiğini aktardı. Yargıç, ayrıca sanığın babasına da işverenle telefonda karşılıklı küfürleşmeden
dolayı dava getirildiğini belirtti.
Sanığı yargılandığı davalardan suçlu bulup mahkum ettiklerini açıklayın yargıç, ağır yaralama suçunun
ömür boyu hapis öngören ağır ve ciddi suçlardan olduğunu belirtti. Yargıç,” Bununla birlikte, vücut
bütünlüğüne haksızca saldırı teşkil eden yaralama, vahim zarar, ciddi darp ve hatta darp suçları ile
ilgili olarak Yüksek Mahkeme son dönemlerdeki kararlarında, artan suç oranını ve bu suç türünün
yaygınlaşmakta olduğu ve önlenmesi gerektiğini belirterek, suçun niteliğini ciddiyetini dikkate
alınarak bu şekilde suç işleyenlere karşı amme menfaatinin korunması prensibini öne çıkararak ciddi
cezalar verilmesi belirtmektedir”dedi.
Yargıç Barkın kararına şöyle devam etti:
“ Sanığın bıçakla yaraladığı kişilerden İdris Oral’ın akciğerinde sönme, göğüs bölgesinde kanama olup
hasta göğüs cerrahisi servisine yatırılmıştır. Sanığın bir bıçak darbesi ile yaraladığı Eraslan ise sol arka
kürek kemiği altında yaklaşık 5 cm uzunluk ve 1 cm genişliğinde yaralanma meydana gelmiş akciğerler
ile göğüs duvarı arasındaki boşlukta kan birikmesi sebebiyle tedavi uygulanmış ve cerrahi servisine
yatırılmıştır. Oral ve Erslan’ın aldıkları bıçak darbesine bağlı yaralanmalar suçun ciddiyetini gözler
önüne sermektedir. Bunu sanık aleyhine ağırlaştırıcı faktör olarak değerlendirdik.”
Yargıç, Sanığın eylemlerinin oldukça vahim olduğunu, iki kişiyi bıçakla yaralamış olmasının oldukça
vahim olduğunu belirtti. Yargıç, olay tarihinde sanığın annesinin ve babasının anjiyo geçirdiğini ve
sanığın ailesinin tek çocuğu olarak ailesi için endişe duyduğunu ve kavga sırasında babasına yönelik
darp sırasında annesinin araya girmesi ve annesinin yere düşmesi ile bu suçları tahrik altında
işlediğinin ortada olduğunu, bu hususu sanık lehine değerlendirdiklerini kaydetti. Yargıç, ancak tahrik
altında işlenmiş olsa dahi bu şekilde bıçak kullanılarak adam yaralamanın hoşgörü ile bakılamayacak

suçlar olduğunu belirtti. Yargıç, “Sanığın daha hiçbir kavga başlamadan eşofmanının içine bıçağı alıp
saklaması ve bu şekilde bıçakla müştekilerin yanına gitmesi de oldukça vahim bir durumdur. Sanığın
eylemi, tahrik kabul ettiğimiz müştekilerin eylemlerine oranla oldukça ağırdır. Suçun işleniş şeklinin
oldukça ağır olduğu kanaatindeyiz”dedi.
Yargıç Barkın şunları söyledi: “Şiddet içeren hiçbir suça hoşgörü ile bakmamız, bireylere şiddet
bulunulmasını fiilinde kabul değildir. Bunlar, insan hayatını tehlikeye koyan, hiçe sayan ve etmemiz
mümkün insan yaşamına müdahalede bulunan vahim eylemlerdir. Bu tip olaylarda Sanığın açtığı
yaralanmaların kişileri ölüme dahi götürebileceği gerçeği ışığında başkalarının hayat ve sağlığına karşı
tehlike yönelten bu tür suçları mahkemelerin de hafife alması düşünülemez. Mahkemeler işlenen
suçların ağırlığı ile orantılı olarak toplum bireylerini şiddet içeren suçlardan, toplum bireyleri arasında
tedirginlik yaratan suçlardan koruyan cezalar vererek, toplumun hukuka ve adalete olan saygı ve
güvenini sağlamak ve korumakla yükümlüdür.”
Yargıç, sanığın kişisel durumu ve lehine olabilecek faktörlerin ceza takdirinde göz önünde
bulundurulmakla beraber burada ikinci derecede önem arz ettiğini kaydetti. Yargıç, “Bu tür suçları
işlemeye meyilli ibret verici cezaların kişileri caydırmak için etkin verilmesi kaçınılmazdır. Bu tür
yaralama suçlarında kamu yararının ön planda tutulması ve ağır basması, caydırıcı cezalar verilmesi
gerekmektedir. Sanığın lehine ve aleyhine olduğu kabul edilen faktörler ile sosyal tahkikat raporunu,
sanığın yaşını ve psikolojik durumunu dikkate alındıktan sonra, işlemiş olduğu suçun vahameti ile
orantılı olacak şekilde uzun süreli hapis cezası vermeyi uygun bulduklarını söyledi.
Yargıç Barkın, tüm olgular bir bütün değerlendirildikten sonra sanığı 6 yıl hapse mahkum ettiklerini
açıkladı.