LTB Başkanı Mehmet Harmancı’dan Kadına Şiddet Tepkisi: "Anlık Bir Cinnet Değil, Bütüncül Devlet Politikası Şart".

Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Harmancı, kadına yönelik şiddetle mücadelede son yıllarda ciddi bir gerileme yaşandığını belirterek bütüncül bir devlet politikasının acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

"Şiddet Anlık Bir Cinnet Değil, Tahakküm Kurma Çabasıdır"

Yaşanan olayın kişilerin kimliklerine indirgenmesinin ve "anlık cinnet" olarak değerlendirilmesinin büyük bir hata olacağını ifade eden Harmancı, şiddetin bir süreç dahilinde tırmandığına dikkat çekti:

"Henüz bu vakanın geçmişiyle ilgili yeterli bilgiye sahip olmasak da, ne 10 yıllık tecrübelerimiz ne de uzman değerlendirmeleri fiziksel şiddetin bu boyutta bir anda ortaya çıktığını göstermiyor. Bu durum anlık bir cinnet değildir. Erkeğin kadın üstünde tahakküm kurmayı bir hak olarak görmesiyle başlar; psikolojik, ekonomik, cinsel ve fiziksel şiddetle devam eder. Koruma ve destek mekanizmalarına ulaşılamadığı noktada ise şiddet bu dehşet verici boyutlara ulaşmaktadır."

"Son 4-5 Yıldır Mücadelede Ciddi Bir Gerileme Var"

LTB olarak 2016 yılından bu yana ülkenin tek Kadın Sığınma Evi’ni işlettiklerini ve Polisle, Sosyal Hizmetlerle koordinasyon mekanizmaları kurduklarını hatırlatan Harmancı, yerel yönetim ve sivil toplum çabalarının tek başına yeterli olamadığını vurguladı. Son yıllarda mücadele mekanizmalarının zayıflatıldığını belirten LTB Başkanı, şu eleştirilerde bulundu:

· Erişilebilirlik ve Kurumsal Güç Kaybı:

Polisteki Kadına Şiddete Müdahale Birimlerinin içinin boşaltıldığı ve koordinasyon mekanizmasının etkisizleştirildiği ifade edildi.

· Ekonomik Desteklerin Kesilmesi:

Artan sosyo-ekonomik adaletsizlik ortamında Vakıflar tarafından verilen kira desteklerinin durdurulduğu, Çalışma Bakanlığı’na sunulan alternatif ekonomik destek önerilerinin ise karşılıksız kaldığı belirtildi.

"İstanbul Sözleşmesi ve TOCED Yasası Uygulanmıyor"

Mevcut tablodan sadece son hükümetin sorumlu tutulamayacağını, sorunun yıllara dayanan bir sistem eksikliği olduğunu kaydeden Harmancı; İstanbul Sözleşmesi'nin 2011'de iç hukukun parçası haline geldiğini, TOCED Yasası'nın ise 2014'te Meclis'ten geçtiğini hatırlattı. Buna rağmen TOCED'in gerektiği gibi teşkilatlandırılmadığını ve Ev İçi Şiddet Yasası gibi kritik yasal düzenlemelerin hayata geçirilmediğini vurguladı.

Topluma ve Kurumlara Sorumluluk Çağrısı

Saldırıya uğrayan kadının bir an önce sağlığına kavuşmasını dileyen Mehmet Harmancı, olayın unutturulmaması gerektiğini belirterek mesajını şu sözlerle tamamladı: "Şiddeti önlemenin, direnişçileri korumanın ve şiddet uygulayanları etkin bir şekilde cezalandırmanın yolları bellidir. Bu mücadelenin bütüncül bir yaklaşımla devlet politikası haline getirilmesi şarttır. Bu mücadeleyi güçlendirmek için her birimize sorumluluk düşüyor."