(Kamalı Haber)- Lefkoşa’da 13 Mart 2019 tarihinde silahlı saldırı sonucu Gesfi Döviz Bürosu’nun sahibi
Gökhan Naim’in öldürüp, tasarrufundaki yüklü miktardaki paranın çalınması olayında cinayet sanıkları
arasında yer alan Ali Hassan Gahzla hakkındaki dava dün karara bağlandı. Sanık, “ Taammüden adam
öldürme” suçundan beraat ederken, “Adam öldürme, Silahlı soygun, Kanunsuz tabanca taşıma,
kullanma, tasarruf, kanunsuz patlayıcı madde taşıma, kullanma, tasarruf ve meskûn mahalde ateş
açma” suçlarından mahkûm edildi.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç
Gülay Uğur’dan oluşan heyetin verdiği kararı Başkan Cemaller okudu. Başkan, sanığın taammüden
adam öldürme hariç, aleyhine getirilen diğer 9 davayı kabul ettiğini belirtti. Başkan Cemaller, sanığı
aleyhine getirilen “ Taammüden adam öldürme” suçundan beraat ettirdiklerini belirtti. Başkan, bir
cinayetin taamüd olması için önceden o niyetle plan yapılmış olması gerektiğini ifade etti. Sanığın
iddia makamı ve savunma tarafından itiraz edilmeyen ve mahkemece kabul edilen gönüllü ifadesine
değinen Başkan, para dolu çantayı almak için plan yaptıklarını, kendisin yanına keser aldığını, Azmat
Ali’nin de maktulün ayağına sıkmak amacıyla silah aldığını ve eyleme geçtiklerini söylediğini aktardı.
Başkan, olay anında sanığın ilk darbeyi vurarak, maktulün eline keserle vurduğunu, Azmat Ali’nin arka
kısmında maktule silahla ateş açtığını, maktule ikisi öldürücü 4 kurşun isabet ettiğini söyledi. Başkan,
“Eğer direkt öldürme kastı olsaydı orada maktulü öldürmek için bir engel yoktu. Sanıklar önce
maktulün eline keserle vurmazdı. Öncelikle keserle saldırıya geçmeleri esas niyetin cinayet değil,
soygun olduğunu ortaya koyuyor” dedi. Başkan, soygun planını yapan şahsın ise sanık olmadığını
belirtti. Başkan, olgu ve emareler ışığında sanığı taammüden adam öldürme suçundan beraat ettiğini
söyledi. Başkan Cemaller, sanığı “Adam öldürme, Silahlı soygun, Kanunsuz tabanca taşıma, kullanma,
tasarruf, kanunsuz patlayıcı madde taşıma, kullanma, tasarruf ve meskûn mahalde ateş açma”
davalarından suçlu bulup mahkum ettiklerini açıkladı. Yaşam hakkının bir insanın elinden alındıktan
sonra diğer tüm hakların anlamını yitirdiğini belirten Başkan, bu nedenle yaşam hakkının anayasada
en değer verilen hak olduğunu söyledi. Başkan, ülkemizde yaygınlaşan adam öldürme suçlarının
toplumu tedirgin ettiğini, güvenlik endişesine yol açtığını, sosyoloji sarsılmaya neden olduğunu ifade
etti. Başkan, en kutsal hak olan yaşam hakkının elinden alınmasına yol açan, toplumu ve devleti
yaralayan suçlara ciddi, caydırıcı ve ibret verici cezalar verilmesi gerektiğini kaydetti.
Başkan, sanığın olaydan sonra Akıncılar bölgesinden yasa dışı yollardan Güney Kıbrıs’a kaçtığını, 7
Ağustos 2020 tarihinde Rum makamlarınca tutuklanarak, KKTC’ye iade edildiğini belirtti. Başkan,
sanığın 11 Nisan 2020’den beri cezaevine bulunduğunu kaydetti. Başkan, olayda tabancayı kullanan
kişinin sanık olmadığını vurgularken, silahı kullanan Azmat Ali’nin 30, gözcülük yapan Bilal Ahmed’in
ise 22 yıl hapse mahkum edildiğini belirtti. Başkan, sanığın suçunun Azmat Ali’den daha hafif, Bilal
Ahmed’den daha ağır olduğunu belirtti. Başkan, sanığın olay tarihinde 17 yaşında olduğunu, mahkum
olduğu davaları kabul ettiğini belirterek, 20 yıl hapse mahkum ettiklerini açıkladı.
Taammüdden beraat, adam öldürmeden mahkumiyet: 20 yıl ceza
Yorumlar