Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, barış ve akıl dilini kullanmaya devam edeceğini, toplumun tüm kesimleriyle görüşmeyi ve toplumun içinde olmayı sürdüreceğini söyledi.
“Karma evliliklerden doğan çocukların” yaşadığı insan hakkı ihlallerine dikkat çekerek, bu konudaki mücadelenin sürdüğünün altını çizen Erhürman, uzun süredir bekleyen bazı kişilerin ise vatandaşlık almaya başladığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Bostancı geçiş noktasında seyrüsefer işlemlerinin başladığını, Derinya’da ise yaşanan sıkıntının giderilmesinin beklendiğini ifade etti.
Adanın güneyinde çok sayıda ülke tarafından çok sayıda askeri unsurun konuşlandırılmasının “güvenlik ihtiyacı” ile açıklandığını anımsatan Erhürman, “Hollanda, İspanya, İtalya, İngiltere, Yunanistan hepsi orada olacak, altı tane F-16 geldi diye ‘bizden izin almadılar’ diyecekler. Sen bizden izin mi aldın? İzin koşulları mı var adada da sen buradan politika üretmeye çalışıyorsun?” dedi.
Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Haber Kıbrıs Web TV’de Ali Baturay’ın sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
- Kıbrıs sorununda zaman vurgusu
Bölgede devam eden savaşa işaret eden Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Umarım bu felaket bir an önce ortadan kalkar ve insanların ölümü son bulur. Savaşın bitmesi de hemen normale dönmek anlamına gelmeyecek; bu bir süreç alacaktır” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs sorununda beş yıllık bir dönemin geride kaldığını, 2017 Crans-Montana’dan bu yana ise dokuz yıl geçtiğini hatırlatan Erhürman, “Dört ayda her şeyin yoluna gireceği beklentisi içinde olmak, diplomasinin ve müzakere süreçlerinin mantığını çok da iyi kavramamış olmak anlamına gelebilir” dedi.
- “İhlalin ortadan kaldırılması için mücadele tüm platformlarda sürecek”
Karma evliliklerden doğan çocukların AB yurttaşlığı konusuna da değinen Erhürman, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin “Kıbrıs’ta İnsan Hakları” ile ilgili 2026 tarihli raporunun 20. paragrafında, bu çocukların yurttaşlık başvurularının geciktirilmesi ve reddedilmesinin üzüntüyle karşılandığının yer aldığını belirtti.
Erhürman, Yüksek Komiser’in söz konusu durumun çocukların AB içinde seyahat özgürlüğünü ve başta eğitim fırsatları olmak üzere gerekli hizmetlere erişimini sınırladığına dikkat çektiğini, ayrıca Güney Kıbrıs’taki hükümetin Şubat 2024’te yurttaşlık kriterlerinde yaptığı değişikliğin kamuya açık olmamasının bilgi edinme hakkı açısından endişe yarattığının da vurgulandığını aktardı.
Bu konuda mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Erhürman, “Karma evliliklerden doğan çocuklarımızın AB yurttaşlığı hakkı bir insan hakları meselesidir ve bu ihlalin kaldırılması için mücadele tüm platformlarda devam edecektir” dedi.
Dört ayın sonunda herkesin vatandaşlık almasının sağlanamadığını ancak uzun süre bekleyen bazı kişilerin vatandaşlık aldığının bilindiğini kaydeden Erhürman, “Bunu bir şölene dönüştürmek istemiyoruz; önemli olan hak sahibi olan çocuklarımızın vatandaşlık almasıdır” ifadelerini kullandı.
- “Kıbrıs sorununun çözümünde kurduğumuz çerçeve bellidir”
Kıbrıs sorununun çözümünde kurdukları çerçevenin belli olduğunu söyleyen Erhürman, söz konusu çerçevenin ne kadar önemli olduğun bugün bir kez daha fark edildiğini belirtti.
Yunanistan’ın eski başbakanının Annan Planı dönemine atıf yaparak dönüşümlü başkanlığa neden karşı olduğunu açıkladığını ifade eden Erhürman, “Biz dönüşümlü başkanlığın prensip olarak kabul edilmesini söylüyoruz. Peki neden Tufan Erhürman dönüşümlü başkanlık konusunda ısrarcı? İşte ortada net bir örnek var. Yunanistan eski Başbakanı, ‘Bir Kıbrıslı Türk başkan olsaydı Yunan ordusu buraya gelebilir miydi?’ diye soruyor. Mesele gerçekten okumak ve çalışmaktır; satır aralarını da görebilmektir” dedi.
Güney Kıbrıs’ın son yıllarda çeşitli ülkelerle yaptığı askeri anlaşmaların ciddi riskler barındırdığını ifade eden Erhürman, bu uyarıyı yeni yapmadığını vurgulayarak, üç yıldır aynı noktaya dikkat çektiğini hatırlattı.
“Ben cumhurbaşkanı olduktan sonra ilk defa mı söyledim Güney Kıbrıs’ın yaptığı askeri anlaşmaların bir gün gelip sadece Kıbrıslı Rumların değil, Kıbrıslı Türklerin de başına iş açma potansiyeli olduğunu?” diye soran Erhürman, özellikle farklı ülkelerle yapılan askeri iş birliklerine dikkat çekti.
- “Toplumun tüm kesimleriyle görüşmeye ve toplumun içinde olmaya devam edeceğim”
Barış ve akıl dilini kullanmaya devam edeceğini de vurgulayan Erhürman, Rum basınında turizmde Güney’de yüzde 60’a varan iptaller yaşandığının yazıldığını belirtti.
“Önümde dört buçuk yıllık görev süresi var ve ne aldıysam onu geride bırakmak niyetinde değilim” diyen Erhürman, toplumun tüm kesimleriyle görüşmeye ve toplumun içinde olmaya devam edeceğini kaydetti.
- "TC ile ilişkiler korunması gereken yaşamsal ilişkilerdir. Bu yaşamsal ilişkilerin doğru zeminde ve en iyi şekilde yürütülmesi gerekir."
Türkiye Cumhuriyeti-KKTC ilişkilerinin yaşamsal önemde olduğunu dile getiren Erhürman, bunu muhalefetteyken de söylediğini belirterek, “Bu yaşamsal ilişkilerin doğru zeminde ve en iyi şekilde yürütülmesi gerekir. Akıl bunu gösterir. TC ile ilişkiler korunması gereken yaşamsal ilişkilerdir” dedi.
- “Bostancı’da seyrüsefer başladı; Derinya’da sıkıntının giderilmesi bekleniyor”
Bostancı ve Derinya geçiş noktalarındaki seyrüsefer işlemlerine ilişkin de açıklama yapan Erhürman, Bostancı’da işlemlerin başladığını belirterek, “Bostancı bir süre önce halloldu zaten. Bostancı’da yanılmıyorsam 15 gündür seyrüsefer hizmeti veriliyor. Derinya’da bir personel sıkıntısı yaşadıklarını söylüyorlar, temastayız” ifadelerini kullandı.
Şap hastalığıyla ilgili de konuşan Erhürman, Güney’in 20 bin doz aşı istediğini, ertesi gün 60 bin doz verildiğini söyledi; buna rağmen sorumluluğun kendi taraflarına atılmak istendiğini gördüklerini kaydetti.
Erhürman, “Herkes bu memleketin tüm kurumlarının saygınlığını artırmak için çalışmak zorundadır” diyerek, kurumlara sahip çıkmaya devam edeceklerini vurguladı.





