Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Fen ve Edebiyat Fakültesi Biyolojik Bilimler Bölüm Başkanı ve Sualtı Araştırma ve Görüntüleme Merkezi (SAGEM) Başkanı Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek ile SAGEM ekibi, Muğla’nın Milas kıyılarında yürütülen Posidonia oceanica (deniz çayırı) Koruma ve Rehabilitasyonu Projesi’nin bilimsel süreçlerini yönetiyor.

DAÜ’den yapılan açıklamaya göre proje, DAÜ, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Yeniköy Kemerköy Enerji iş birliğinde yürütülüyor.

Proje kapsamında deniz çayırlarının farklı yöntemlerle taşınması, dikilmesi ve rehabilitasyon süreçleri bilimsel olarak takip edilirken, elde edilen sonuçların Akdeniz’deki denizel ekosistemlerin korunmasına yönelik veriler ortaya koyduğu belirtildi.

Deniz çayırlarında yüksek başarı oranı

Projenin bilimsel süreçlerini yöneten Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek, çalışmaların Türkiye’de deniz çayırlarının rehabilitasyonuna yönelik uygulanabilir yöntemlerin geliştirilmesi açısından önemli bir bilimsel deneyim sunduğunu ifade etti.

Farklı derinliklerde transplantasyon ve implantasyon yöntemlerinin uygulandığını belirten Çiçek, çalışmaların bölgenin ekolojik koşulları dikkate alınarak gerçekleştirildiğini ve yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını kaydetti.

Yaklaşık üç yıllık izleme sonuçlarına göre, proje kapsamında taşınan 200’den fazla deniz çayırı öbeğinin yaklaşık yüzde 90’ının sağlıklı şekilde gelişimini sürdürdüğü bildirildi.

Dikilen bin 300 fidenin ise yaklaşık yüzde 70’inin yaşamını devam ettirdiğini belirten Çiçek, sonuçların uygun bilimsel yöntemler kullanıldığında deniz çayırlarının farklı alanlara taşınarak yeniden gelişim gösterebildiğini ortaya koyduğunu ifade etti.

İklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol

Deniz çayırlarının denizel biyolojik çeşitliliğin yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadele açısından da önem taşıdığını belirten Çiçek, Posidonia oceanica ekosistemlerinin önemli mavi karbon alanları arasında bulunduğunu kaydetti.

Çiçek, deniz çayırlarının karbon depolama ve oksijen üretiminin yanı sıra kıyıların erozyona karşı korunmasına, su kalitesinin iyileştirilmesine ve çok sayıda deniz canlısına yaşam alanı sağlanmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.

Çalışmalar yeni aşamaya taşınacak

Deniz çayırlarının yosun değil, çiçekli bir bitki olduğuna dikkat çeken Çiçek, projenin ilerleyen dönemlerinde doğal tohumlanma süreçlerinin takip edilmesinin planlandığını belirtti.

Elde edilen tohumlardan fide yetiştirilerek yeni implantasyon çalışmalarının gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini aktaran Çiçek, çalışmaların zarar görmüş denizel habitatların yeniden iyileştirilmesine de katkı sağlayabileceğini kaydetti.

DAÜ’nün denizel biyolojik çeşitlilik, deniz çayırları, kıyı ekosistemleri ve sualtı araştırmalarındaki akademik birikiminin projeye bilimsel katkı sunduğunu belirten Çiçek, üniversitelerin araştırma altyapısı ve saha deneyiminin kamu ve özel sektör iş birlikleriyle somut çevre projelerine dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Çiçek, Milas kıyılarında yürütülen çalışmalardan elde edilen deneyimlerin farklı kıyı bölgelerinde gerçekleştirilecek deniz çayırı koruma ve rehabilitasyon projelerine de katkı sağlayabileceğini ifade etti.