Politis gazetesinde yayımlanan bir makalede, Kıbrıs sorununda çözüm açısından önemli bir fırsatın kaybedilme tehlikesi bulunduğu değerlendirmesine yer verildi.
Andreas Parashos imzasıyla yayımlanan makalede, 2017’de gerçekleştirilen Crans-Montana görüşmelerinden kalan yakınlaşmaların yeniden başlayacak müzakereler için temel oluşturabileceği savunuldu.
Makalede, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in tarafların zaman kaybetmeden doğrudan görüşmelere başlaması gerektiği yönündeki tutumlarına dikkat çekildi.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in çözüm istediğini kamuoyu önünde dile getirmesine rağmen uygulamada yeterince hızlı ve cesur davranmadığı görüşünün ileri sürüldüğü makalede, Rum tarafının Crans-Montana’daki yakınlaşmaların yalnızca kendi açısından uygun gördüğü bölümlerini koruyup diğer konuları yeniden tartışmaya açamayacağı savunuldu.
Böyle bir yaklaşım benimsenmesi halinde Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının da 2017’de elde edilen kazanımları yeniden gündeme getirmesinin önüne geçilemeyeceği değerlendirmesinde bulunuldu.
Makalede ayrıca zaman geçtikçe iki toplumun birbirinden uzaklaştığı, KKTC ile Türkiye arasındaki ekonomik ve siyasi bütünleşmenin arttığı ve adadaki mevcut bölünmüşlüğün giderek kalıcı hale gelme riski taşıdığı ileri sürüldü.
Guterres’in görev süresinin sona yaklaşmasına da dikkat çekilen makalede, Crans-Montana’da üzerinde uzlaşılan konular üzerinden gerçek müzakerelere dönülmesi için mevcut fırsatın kaybedilebileceği görüşüne yer verildi.





