Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Politis gazetesine verdiği özel röportajda, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in bazı uygulamalarının iki toplum arasındaki güveni olumsuz etkilediğini söyledi. Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümü için karşılıklı güvenin gerekli olduğunu vurgulayarak iş birliğini sürdürmekte kararlı olduğunu belirtti.

Politis gazetesinin Andreas Parashos imzasıyla 19 Ekim’de yayımladığı söyleşinin ikinci bölümünde Erhürman, Kıbrıs müzakereleri, mülkiyet sorunu, güven yaratıcı önlemler ve enerji alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

“Güven Boşluğa İnşa Edilemez”

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’e müzakere ortağı olarak güvenip güvenmediği sorulan Erhürman, güvenin yalnızca açıklamalarla değil, somut davranışlarla oluşturulabileceğine dikkat çekti.

Rum tarafının bazı faaliyetlerinin iki toplum arasındaki ilişkileri olumsuz etkilediğini savunan Erhürman, bu konuları Hristodulidis ile görüştüğünü belirtti.

Erhürman’ın aktardığına göre Hristodulidis, söz konusu uygulamaların devletin görevleri kapsamında bulunduğunu ve devam edeceğini ifade etti.

Bu yaklaşımın karşılıklı güven oluşturma çabalarını zorlaştırdığını belirten Erhürman, Kıbrıslı Türklerin uluslararası kültürel, sportif ve diplomatik faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların iki toplum arasındaki yakınlaşmaya zarar verdiğini savundu.

Lokmacı’da Ortak Yürüyüş Önerisi

Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Güney Kıbrıs’a neden bir ziyaret gerçekleştirmediği sorulan Erhürman, Hristodulidis’e Lokmacı’da birlikte yürüyüş yapmayı veya adanın her iki tarafında ortak ziyaretler düzenlemeyi önerdiğini açıkladı.

Erhürman, Hristodulidis’in ise bu tür etkinliklerin müzakerelerin başlamasının ardından gerçekleştirilmesini tercih ettiğini belirtti.

İki toplumun birbirine yakınlaşmasının önemine dikkat çeken Erhürman, karşılıklı güveni artıracak girişimlerin ertelenmemesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nu Savundu

Röportajda mülkiyet konusuna da değinen Erhürman, Kıbrıs sorununun geçmiş yıllarda çözüme kavuşturulması halinde mülkiyet meselesinin de kapsamlı şekilde ele alınabileceğini ifade etti.

Kapsamlı bir çözümün bulunmadığı mevcut koşullarda Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Kıbrıslı Rum mülk sahipleri için hukuki başvuru yolu oluşturduğunu belirten Erhürman, komisyonun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğini hatırlattı.

Komisyonun yalnızca tazminat sağlamadığını, mülkün iadesi ve takas gibi seçenekler de sunduğunu vurguladı.

Güney Kıbrıs’taki Kıbrıs Türk Malları Vasiliği sisteminin ise Kıbrıslı Türk mülk sahiplerine aynı nitelikte başvuru ve çözüm olanakları sunmadığını savundu.

Erhürman, Kuzey’de bulunan Kıbrıslı Rum mallarına ilişkin cezai soruşturma ve tutuklamaların devam etmesini de güveni olumsuz etkileyen gelişmeler arasında değerlendirdi.

Kıbrıs Müzakerelerinde Sonuç Odaklı Süreç Vurgusu

Kıbrıs Türk tarafının ucu açık müzakereleri desteklemediğini belirten Erhürman, görüşmelerin belirli bir takvim içerisinde ve sonuç elde etmeye yönelik yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Mülkiyet dahil çözüm bekleyen konuların kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde ele alınmasını istediklerini kaydeden Erhürman, Rum tarafından da benzer bir yaklaşım beklediklerini söyledi.

Erhürman, iki toplum arasındaki anlaşmazlıkların giderilebilmesi için karşılıklı güvenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Enerji Alanında Ortak Çalışma Önerisi

Enerji konusunun iki toplum arasında iş birliği için önemli fırsatlar barındırdığını belirten Erhürman, doğal kaynakların araştırılması, değerlendirilmesi ve ekonomik şekilde uluslararası piyasalara ulaştırılması konusunda ortak çalışmalar yapılabileceğini ifade etti.

Türkiye’nin de ilgili tarafların katılımıyla bölgesel bir konferans düzenlenmesini önerdiğini hatırlatan Erhürman, enerji alanındaki iş birliğinin yalnızca Kıbrıs’a değil, bölge ülkelerine de katkı sağlayabileceğini söyledi.

Erhürman, Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantı projesinin Kıbrıs Türk tarafını dışlamayan kapsayıcı bir yaklaşımla değerlendirilmesi halinde ortak çalışma fırsatına dönüşebileceğini belirtti.

Bu tür girişimlerin karşılıklı bağımlılığı artırarak güven yaratıcı önlemlere katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Çözüm İçin İş Birliğini Sürdürecek

Rum liderliğinin bazı uygulamalarına yönelik eleştirilerine rağmen Hristodulidis ile olumlu ve samimi bir çalışma ilişkisi sürdürmek istediğini kaydeden Erhürman, Kıbrıs sorununun çözümünün her iki toplumun ortak çıkarına olduğunu vurguladı.

Erhürman, adada kapsamlı bir çözüme ulaşılmasının Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların güvenliği ile refahına katkı sağlayacağını, bunun aynı zamanda bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Güvenin oluşturulması için kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğunu belirten Erhürman, çözüm sürecinin iki toplumun ortak geleceği açısından önemine dikkat çekti.

Kaynak: Politis – Andreas Parashos, 19 Ekim 2026