Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), “Kuzey Kıbrıs'ta Kamusal Eğitimin Durumu” başlıklı basın toplantısı düzenleyerek eğitimde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı.
KTÖS Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu, Bağımsız Milletvekilleri Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers'ın yanı sıra bazı siyasi parti ve sendikaların temsilcileri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını KTÖS Başkanı Mustafa Baybora yaptı. Genel Sekreter Burak Maviş'in de konuşma yaptığı toplantıda, Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener bir sunum gerçekleştirdi. KTÖS'ün eğitim politikalarına yönelik hazırladığı yayınlar da basın mensuplarıyla paylaşıldı.
Baybora: Öğretmenler toplumun aydınlık yüzüdür
KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, ülkenin bir süredir kötü yönetildiğini savunarak, “sahte diploma, peşkeş ve yolsuzluklarla” anıldığını ifade etti.
Eğitim Bakanı'nı eğitimin niteliğini konuşmak yerine öğretmenlerin haklarını gasp etmek ve öğretmenleri itibarsızlaştırmakla suçlayan Baybora, öğretmenlerin toplumun aydınlık yüzü olduğunu belirtti.
Baybora, ilim ve bilimi savunmayı, eğitimde yaşanan sorunlarla bunlara yönelik çözüm önerilerini ortaya koymayı sürdüreceklerini söyledi.
Gelener: Geçici olduğu söylenen konteyner sınıflar kalıcı hale geldi
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener ise sunumunda her yıl aynı sorunların konuşulduğunu belirterek bunun sorumlusu olarak “kötü yönetimi” gösterdi.
Okulların karşı karşıya bulunduğu sorunların eylül ayından aylar önce bilindiğini ifade eden Gelener; “inşaat ve tadilatlar, kalabalık okullar, destek kadrolar, yabancı öğrenciler ve okul-aile sözleşmesi” başlıkları altında beş temel soruna dikkat çekti.
Yeni eğitim döneminde en az 44 okulda eğitim ve inşaat faaliyetlerinin eş zamanlı yürütüleceğini kaydeden Gelener, “geçici olduğu söylenen konteyner sınıfların kalıcı hale geldiği” eleştirisinde bulundu.
Sınıfların yüzde 70'inde öğrenci sayısının çağdaş norm olarak kabul edilen ortalama 20 öğrencinin üzerinde olduğunu belirten Gelener, anaokulları ve özel eğitim okullarında da benzer bir durum yaşandığını ifade etti.
Okullardaki destek kadro ihtiyacına da değinen Gelener, özel eğitim ve rehber öğretmen sayısının yetersiz olduğunu söyledi. Eğitim Bakanlığı'nın yeni dönem için yalnızca bir rehber öğretmen münhali açmasını eleştirdi.
Türkçe bilmeyen yabancı öğrencilerden Türkçe Yeterlilik Belgesi istenmesine de tepki gösteren Gelener, hükümetin yabancı çocukların eğitimini planlamadığını ve sorumluluğu ailelere bıraktığını savundu.
Türkçe bilmeyen zorunlu eğitim çağındaki bazı çocukların okul dışında kaldığını ileri süren Gelener, bu çocukların çocuk işçiliği, istismar, şiddet ve suça sürüklenme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.
Okul-veli sözleşmesinin önemine de değinen Gelener, okul ile veli arasındaki ilişkilerin kuralsız olması halinde güvenli bir okul ortamının sağlanamayacağını söyledi.
Gelener, KTÖS'ün eğitimde yaşanan sorunları görünür kılmaya ve bilimsel çözümler üretmeye devam edeceğini belirtti.
Maviş: Taşeron işinde ciddi bir rant var
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş ise sunumun ardından yaptığı konuşmada çeşitli ülkelerden eğitim ve çocuk refahına ilişkin örnekler vererek, “Yüzümüzü Avrupa'ya dönmemiz lazım” dedi.
Açlık ve yoksulluk sınırının bilindiğini ancak zenginlik sınırının bilinmediğini söyleyen Maviş, zamlar ve hayat pahalılığına dikkat çekti.
Okulların açılmasına kısa süre kaldığını hatırlatan Maviş, okula hazırlık masrafları ile bazı devlet okullarında kayıt sırasında alındığını belirttiği “kayıt ücretlerine” değindi. Bakanlığın kayıt ücreti alınmadığını açıklamasına rağmen bazı okullarda ücret talep edildiğini yineleyen Maviş, okullara bütçe ayrılmasının önemini vurguladı.
Özellikle tam gün eğitim uygulanan günlerde bazı çocukların aç kaldığını kaydeden Maviş, okul temizlik işlerinin ihale yoluyla taşeronlara verilmesine ilişkin de “ciddi bir rant” bulunduğunu savundu.
Maviş ayrıca “Süleymancılar Cemaati” konusuna değinerek, yoksul ailelerin hedef alındığını ileri sürdü ve Eğitim Bakanlığı'nı bu konuda adım atmaya çağırdı.