Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş), bölgede artan askeri gerilimin halkların yaşam hakkını tehdit ettiğini belirterek tüm taraflara askeri tırmanışı durdurma ve diplomasiye dönme çağrısı yaptı. Sendika, "Barış mümkündür. Barış gereklidir. Barış ertelenemez" ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş), bölgede artan askeri gerilim ve savaş ihtimaline ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, bölgede giderek artan askeri gerilim ve savaş ihtimalinin, güç mücadeleleri ve jeopolitik hesapların halkların yaşam hakkını tehdit ettiğini gösterdiği belirtilerek, “Oysa savaşlar kader değil, siyasi tercihlerdir” ifadesine yer verildi.
Askeri müdahalelerin “güvenlik”, “demokrasi” ya da “istikrar” söylemleriyle meşrulaştırıldığı savunulan açıklamada, bedeli sivillerin ödediği kaydedildi; savaşların sağlık sistemlerini çökerttiği, insani krizleri derinleştirdiği ve kuşaklar boyu sürecek travmalar yarattığı ifade edildi.
Nükleer silahların varlığının insanlık için varoluşsal bir tehdit olduğu belirtilen açıklamada, “Bu tehdit hiçbir ülke için meşru kabul edilemez” denildi. Güç dengeleri üzerinden şekillenen silahlanma yarışının insanlığı daha güvende değil, daha kırılgan hale getirdiği savunuldu.
Açıklamada, adanın coğrafi ve askeri konumu nedeniyle bölgesel gerilimlerden etkilenme riskinin büyük olduğu belirtilerek, “Halkımızın ve bölgemizin yeni bir yıkımın parçası haline getirilmesini kabul etmiyoruz” ifadesi kullanıldı.
Hekimler olarak savaşın bir halk sağlığı felaketi olduğu vurgulanan açıklamada, “Savaş; önlenebilir ölümler, kalıcı sakatlıklar, ruhsal travmalar ve sosyal yıkım demektir” denildi.
Barışın “romantik bir ideal değil; insani, etik ve tarihsel bir zorunluluk” olduğu belirtilen açıklamada, tüm taraflara askeri tırmanışı durdurma ve uluslararası hukuk ile diplomasiye dönme çağrısı yapıldı.
Açıklama, “Halkların yaşam hakkı hiçbir stratejik hesabın, hiçbir güç mücadelesinin konusu olamaz. Barış mümkündür. Barış gereklidir. Barış ertelenemez” ifadeleriyle sona erdi.