Julian E. Barnes, Ronen Bergman, Eric Schmitt ve Tyler Pager / The New York Times

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırı başlatmaya hazırlandığı sırada, CIA belki de en önemli hedef olan ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in konumunu kesinleştirdi.

Operasyona aşina kişilere göre CIA, Ayetullah Hamaney’i aylardır takip ediyordu ve bulunduğu yerler ile hareket kalıpları konusunda giderek daha fazla güven kazandı. Ardından ajans, üst düzey İranlı yetkililerin cumartesi sabahı Tahran’ın merkezindeki bir liderlik yerleşkesinde toplantı yapacağını öğrendi. En kritik bilgi ise, dini liderin de bu toplantıya katılacağının öğrenilmesiydi.

Karar süreci hakkında bilgi sahibi yetkililere göre, ABD ve İsrail bu yeni istihbarattan yararlanmak amacıyla saldırının zamanlamasını kısmen değiştirme kararı aldı.

Bu bilgi, iki ülkeye kritik ve erken bir zafer elde etme fırsatı sundu: üst düzey İranlı yetkililerin ortadan kaldırılması ve Ayetullah Hamaney’in öldürülmesi.

İran’ın dini liderinin dikkate değer ölçüde hızlı bir şekilde ortadan kaldırılması, saldırı öncesinde Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki yakın koordinasyon ve istihbarat paylaşımını, ayrıca özellikle geçen yılki 12 günlük savaşın ardından iki ülkenin İran liderliği hakkında geliştirdiği derin istihbarat kapasitesini ortaya koydu.

Operasyon aynı zamanda, hem İsrail’in hem de ABD’nin savaşa hazırlandıklarına dair açık sinyaller verdiği bir dönemde İran liderlerinin kendilerini açığa çıkarmama konusunda başarısız olduklarını da gösterdi.

İstihbarat hakkında bilgilendirilen kişilere göre CIA, Ayetullah Hamaney’in konumu hakkında “yüksek doğrulukta” bilgi sunan istihbaratı İsrail’e iletti.

Operasyon hakkında ayrıntı paylaşan bu kişiler ve diğerleri, hassas istihbarat ve askeri planlamayı tartışabilmek için kimliklerinin gizli tutulması şartıyla konuştular.

Dini lider, kilit isim, devrimin beyni: Ali Hamaney'in 40 yıllık iktidarı İran'ı nasıl şekillendirdi?

Operasyonun saati istihbaratla birlikte değişti

İsrail, ABD istihbaratını ve kendi istihbaratını kullanarak, aylardır planladığı bir operasyonu hayata geçirecekti: İran’ın üst düzey liderlerine yönelik hedefli suikast.

Başlangıçta saldırıyı gecenin karanlığından yararlanarak gece saatlerinde başlatmayı planlayan ABD ve İsrail hükümetleri, cumartesi sabahı Tahran’daki hükümet yerleşkesinde yapılacak toplantıya ilişkin istihbarattan yararlanmak için saldırının zamanlamasını değiştirme kararı aldı.

Liderlerin, İran cumhurbaşkanlığının, dini liderin ve İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nin ofislerinin bulunduğu yerleşkede bir araya gelmeleri planlanıyordu.

İsrail, bu toplantıya İran’ın üst düzey savunma yetkililerinin de katılacağını belirlemişti. Bunlar arasında Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı Muhammed Pakpour; Savunma Bakanı Aziz Nasirzade; Askerî Konsey Başkanı Amiral Ali Şamhani; Devrim Muhafızları Havacılık ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Seyid Macid Musevi; İstihbarat Bakan Yardımcısı Muhammed Şirazi ve diğer isimler yer alıyordu.

Operasyon, İsrail’de saat sabah 06.00 civarında, savaş uçaklarının üslerinden havalanmasıyla başladı. Saldırı nispeten az sayıda uçak gerektirdi, ancak bu uçaklar uzun menzilli ve son derece hassas mühimmatlarla donatılmıştı.

Savaş uçaklarının havalanmasından iki saat beş dakika sonra, Tahran’da saat yaklaşık 09.40’ta, uzun menzilli füzeler yerleşkeyi vurdu. Saldırı anında, İran’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri yerleşkedeki binalardan birinde bulunuyordu. Hamaney ise yakınlardaki başka bir binadaydı.

İran Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı da öldürüldü

İsrailli bir savunma yetkilisi, The New York Times tarafından incelenen bir mesajında şöyle yazdı: “Bu sabahki saldırı, Tahran’daki birden fazla noktaya eş zamanlı olarak gerçekleştirildi; bu noktalardan birinde İran’ın siyasi-güvenlik kademesinin üst düzey isimleri toplanmıştı.”

İsrailli yetkili, İran’ın savaş hazırlıklarına rağmen İsrail’in yerleşkeye yönelik saldırısında “taktik sürpriz” elde etmeyi başardığını söyledi.

Beyaz Saray ve CIA yorum yapmayı reddetti.

Pazar günü İran’ın resmi haber ajansı IRNA, İsrail’in cumartesi günü öldürdüğünü açıkladığı iki üst düzey askerî liderin ölümünü doğruladı: Tümamiral Ali Şamhani ve Tümgeneral Muhammed Pakpour. Bu ölümler, İran devlet medyası tarafından da doğrulandı.

Operasyon hakkında bilgilendirilen kişiler, bunu güçlü istihbaratın ve aylar süren hazırlıkların bir ürünü olarak tanımladı.

ABD-İsrail'den ortak saldırı, İran'dan misilleme: Dünden bugüne neler yaşandı?

Trump, 'yerini biliyoruz' demişti

Geçen Haziran ayında, İran’ın nükleer hedeflerine yönelik bir saldırı planlanırken, ABD Başkanı Trump Amerika Birleşik Devletleri’nin Ayetullah Ali Hamaney’in nerede saklandığını bildiğini ve isterse onu öldürebileceğini öne sürmüştü.

Eski bir ABD’li yetkiliye göre bu istihbarat, ABD’nin cumartesi günü de dayandığı aynı ağdan elde edilmişti.

Ancak eski yetkili ve istihbarat hakkında bilgilendirilen diğer kişilere göre, o zamandan bu yana ABD’nin toplayabildiği bilgiler daha da gelişti. Eski yetkili, 12 gün süren o savaş sırasında ABD’nin, dini lider ile Devrim Muhafızları’nın baskı altındayken nasıl iletişim kurduğunu ve nasıl hareket ettiğini çok daha iyi öğrendiğini söyledi. ABD, bu bilgileri Ayetullah Hamaney’i izleme ve hareketlerini öngörme kabiliyetini geliştirmek için kullandı.

ABD ve İsrail ayrıca kilit İranlı istihbarat yetkililerinin bulundukları yerler hakkında da ayrıntılı bilgiler topladı. Operasyon hakkında bilgi sahibi kişilere göre, cumartesi günü liderlik yerleşkesine yönelik saldırının ardından gerçekleştirilen devam saldırılarında, istihbarat liderlerinin kaldığı yerler de vuruldu.

İran’ın en üst düzey istihbarat yetkilisi kaçmayı başardı, ancak operasyon hakkında bilgilendirilen kişilere göre İran istihbarat teşkilatlarının üst kademeleri büyük ölçüde etkisiz hale getirildi.

KAYNAK: GAZETE OKSİJEN

© 2026 The New York Times Company