CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Saliha Özkol’un öldürülmesinin ardından kadına yönelik şiddetle mücadelede bütünlüklü bir sistem çağrısı yaptı.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Saliha Özkol’un öldürülmesinin ardından açıklama yaparak, kadın cinayetlerinin önlenmesi için kalıcı politikaların hayata geçirilmesi ve etkin işleyen bir sistem kurulması gerektiğini belirtti.

İncirli, Saliha Özkol’un ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileyerek, “Kadınlarımızı koruyamıyoruz. Dün bir kadın daha öldürüldü. Çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

Kadın cinayetleri karşısında toplumun her defasında duyarlılık göstererek sesini yükselttiğini belirten İncirli, siyasi iradenin görevinin kadınların ve kırılgan grupların hayatını koruyacak kalıcı politikaları hayata geçirmek olduğunu ifade etti.

“Siyasi sorumluluk hesap vermeyi de gerektirir”

“Kadın cinayetleri siyasidir” diyen İncirli, kadınları koruyacak, şiddeti önleyecek ve şiddetin farklı biçimleriyle mücadele edecek bütünlüklü bir sistem kurulması gerektiğini vurguladı.

İncirli, gerekli yasaların uygulanması, kaynakların ayrılması, kurumların etkin şekilde çalıştırılması ve yaşanan kayıpların hesabının verilmesinin siyasi sorumluluk olduğunu kaydetti.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin yasada öngörülen görev ve sorumlulukları doğrultusunda etkin çalışması gerektiğini belirten İncirli, Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezleri ile önleyici programların eksiksiz hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kurumlar arasında etkin koordinasyon çağrısı

İncirli, şiddete karşı uzmanlaşmış birimlerin ülkenin her bölgesinde etkin çalışmasının önemine dikkat çekti.

Koruma kararlarının takibi ile polis, sosyal hizmetler, sağlık kurumları ve yargı arasında etkin koordinasyon sağlanmasının, kadınları koruyacak bütünlüklü sistemin temel unsurları arasında olduğunu belirtti.

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin temel siyasi sorumluluklardan biri olduğunu ifade eden İncirli, kadınların kendilerini güvende hissetmediği ve hayatın her alanına eşit katılamadığı bir toplumda demokratikleşme, sosyal adalet ve toplumsal eşitlikten söz edilemeyeceğini savundu.

İncirli, “Kadınların özgürleşmesi, toplumun özgürleşmesidir” diyerek, kadınların ve kırılgan grupların özgür, eşit ve güvende yaşayabileceği bir düzen için gerekli siyasi iradenin ortaya konulacağını ifade etti.