Kimliksizler Derneği Başkanı Can Azer, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık meselesinin bir “güven artırıcı önlem” değil, doğrudan insan hakkı ve hukuk sorunu olduğunu belirtti.

Kimliksizler Derneği Başkanı Can Azer, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlığına ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi.

Dernek adına yazılı açıklama yapan Azer, vatandaşlık meselesinin bir “güven artırıcı önlem” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, konunun doğrudan insan hakkı ve hukuk meselesi olduğunu vurguladı.

“2007’deki kriterler hâlâ geçerli”

Azer, Hristodulidis’in “2024’te yeni kriterler belirlendi” şeklindeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığını savundu.

2007 yılında belirlenen kriterlerin halen geçerli olduğunu öne süren Azer, 2024 yılında yapılanın ise yıllardır bekletilen vatandaşlık başvurularının incelenmeye başlanması olduğunu kaydetti.

Vatandaşlığın bir “lütuf” değil, devlet tarafından yerine getirilmesi gereken idari bir yükümlülük olduğunu ifade eden Azer, karma birlikteliklerden doğan çocukların “vatandaşlık talep eden yabancılar” gibi değerlendirilmesine de karşı çıktı.

Azer, söz konusu çocukların anne veya babalarından birinin “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşı olduğunu hatırlattı.

AB’nin ayrımcılık yasağına dikkat çekti

Avrupa Birliği’nin ayrımcılık yasağına işaret eden Azer, AB değerlerinin karma birlikteliklerden doğan çocuklar için de uygulanması gerektiğini belirtti.

Binlerce çocuğun anne veya babasının kimliği nedeniyle kendi kimliği konusunda belirsizlik yaşadığını savunan Azer, yıllarca bekletilen başvuruların daha sonra 2007 yılında oluşturulan kriterlere göre değerlendirilmesine itiraz ettiklerini ifade etti.

“Kimlik bir lütuf değildir”

Vatandaşlık meselesinin siyasi pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini vurgulayan Azer, “Kimlik bir lütuf değildir, vatandaşlık siyasi bir ödül değildir ve bir çocuğun kimliği, devletin siyasi tercihleri arasında sıkıştırılabilecek bir pazarlık konusu değildir” dedi.

Azer, Hristodulidis’e de “Gerçekleri söyleyin, kriterleri açıkça ortaya koyun ve çocukların haklarını güvence altına alın” çağrısında bulundu.